25 Kasım 2009

Anne ben Pilot olucam!


Yeni bir tutkum var artik! yamac parasutu yani "paragliding". Aslinda yamac parasutu tam olarak bu sporu yansitmiyor. Cunku kullanilan parasut degil daha cok bir kanat. Parasut yere guvenli sekilde inmenizi saglarken kanat ise havada suzulmenizi sagliyor.

Annem yamac parasutunden inanilmaz korktugu icin evde bu konu hakkinda pek konusamiyorum ama aklimda sadece bu var bu siralar. Okulda havacilik kulubu oldugu icin cok mutluyum cunku cok daha ucuza mal oluyor hem de nereye gidicem diye arastirma yapmak zorunda kalmiyorsun.

7 adet teorik ders, 2 tane sinavdan geciyorsun. Bunun disinda haftasonlari Catalca'ya duzenlenen gezilere katilip 30-40 metrelik tepelerden egitim ucuslari yapiyorsun.

Ben ilk 4 egitim ucusumu yaptim. 10 tane yapinca gezilere gitmeye hak kazaniyorsun ki tahmin edersiniz bu gezilerden biri "Oludeniz".

Tahmin etigimden daha cok heyeanlandim ve korktum acikcasi ilk seferde. Bu da tahmin ettigimden daha kotu bir baslangic yapmama neden oldu. Ama sporcuyum diye geciniyorum ya ortakliklarda, hicbir sporda basarisizligi yediremiyorum kendime :) Iki basarisiz denemeden sonra, ucuncude kendimi havada, suurum tamamen acik ve telsizden egitmenlerin emirlerini acikca algilar ve uygular bir sekilde havada suzulurken buldum. Inanilmazdi! Her ne kadar bir kac saniye de surse ve her an aklinizda nasil bir inis yapacaginiz bile olsa, ayaklarin yerden kesilme hissi... Her seye deger. Ilk ucus heyecanimi ve korkumu attiktan sonra zaten digerleri cok daha kolay oldu benim icin.

Haftasonlarini iple cekiyorum artik ve umarim bir gun burdan 30 metre yerine 2000 metreden olan ucuslarimi da paylasirim sizinle...


23 Eylül 2009

Home Alone

Evde gecen 5 gunun ardindan abim dayanamayip, "sen artik hep boyle mi takilicaksin? Boyle evde.." sorusunu yapistiriverdi, aisik olmadigi icin beni 2 gun ustuste evde gormeye.

Evde, okuyarak ve izleyerek gecen 5 gun... Hem de cumadan baslayarak. Bir tek cumartesi gunu Moda'da tavla- nargile keyfi vardi, bir de pazartesi gunu dayimlara yapilan bayram ziyaretinin ardindan kuzenlerle oynanan Wii! Zaten ne illet bir seymis o oyle. Bilgisayar oyunu deyip gecmeyin, hala her yerim agriyor. Kollarimi kaldiramiyorum.

Film izlemeyi ozlemisim be, tatilde bunu farkettim. Ne bulduysam izledim; Ice age serisi, icinde Heath Ledger olsun da istersen dunyanin en rezaleti olsunlar, romantik komediler, +18'ler (bir kadinin seks gunlugu), Michael Moore ve tabii olmazsa olmaz CNBC-e dizileri (Merlin'e sardim ama bakalim, Simpsons, Angels in America falan falan)

Hani hani Fight Club'in yazari CHUCK PALAHNIUK'un bir kitabi daha sinemaya uyarlandi: CHOKE - TIKANMA. Film festivalinde gosterilmisti de gidememistim ben. Tatilde onu da izledim ama hayal kirikligi maalesef. Film hic anlasilir degil. O yuzden naapiyoruz, InsanKitap'a gidip kitabini aliyoruz...



Okulum yüzde 99,999999 bir donem uzuyor. Kahrolsun yurumeyen projeler, calismayan reaksiyonlar... Kendime hemen planlar yapmaya basladim durum boyle olunca. Tabii once bir sekilde para kazanmam lazim. Okullar hadi acilin artik ki derslere baslayalim yeniden.
Bu sene artik havacilik kulubune girdim girdim. Yoksa yemin ederim bir taraflarim sis gidicegim bu okuldan. Sonra Latin danslari 2. kuru da var. Bir de... bu simdilik kendimde sakli tutuyorum, olmazsa cok uzulurum diye ama bir kurs daha var kafamda. Hadi bakalim hayirlisi.

Kafamdaki bu kurs dusuncesi icin Taksim'e gittim bugun okul cikisi. Tabii gitmisken de oara harcamicam sozlerinin yalanlanmasi gerekti artik. Ilk durak Mephisto ve cd bolumu, 2 tane CD hediyelik. Tabii once kendime kopyalamam lazim onlari. ssshhhh aramizda kalsin.
Ardindan InsanKitap. Tikanmayi alicaktim degil mi? Gerci Tutunamayanlar'in henuz 200. sayfasindayim ama olsun, kimbilir bir daha ne zaman yolum duser InsanKİtap'a?

Irem'in yoklugu en cok kitapcilari gezerken koyuyor. Bu kitabi okudun mu, bunun kapagi ne guzelmisss, bu kitabi da aliyim mi, cumleleri beynimde dolasiyor artik sadece. Neyse ki buralarda calisan insanlar hala insanliklarini yitirmemisler, sizinle konusuyorlar fikirlerini sunuyorlar size.
Sordugunuz cd'yi ya da kitabi bilgisayar kayitlarina bakmadan getirenlere hele daha bir kayniyor kanim. Hemen bu yazari okudunuz mu ya da bu cd'yi dinlediniz mi cikiveriyor agzimdan. Meptisto'daki kiz 1. cd'sini alin diyor ama hediye oldugu icin ikisini de aliyim ben diyorum.

InsanKitap'taki uzun sacli cocuk Tikanma'yi aradigimi duyunca hemen uzativeriyor bana bir tane ve ayni yazarin okudugu kitaplarindan begendiklerini oneriyor bana, not aliyorum isimlerini bir sonraki ziyaret icin. Cantamda aldiklarim, kafamda Irem, gozumun onunde o eski Taksim turlari eve donmek icin otobus duraklarina dogru ilerliyorum...

23 Ağustos 2009

Ehhh yani

2008’de Suudi Arabistan’ın önde gelen din adamı Şeyh Habadan, “İki göz erkekleri baştan çıkarıyor” diyerek peçenin yalnızca tek bir gözü açıkta bırakması gerektiğini söyledi, kadınlara göz makyajı yapmamaları çağrısında bulundu

28 Haziran 2009

Bohemian Girl

Bohem olmus gidiyorsun,
Istanbul'u terk ediyorsun
Bu kadar heyecanlanma diyorsun
Heyecanlanmamak elde degil...
:)

Simdi yapmayacagim da ne zaman yapacagim. Evet sonunda oldu, ben ki Rock'n Coke'a bile henuz hic katilim gosterememisken Belcika'ya RockWerchter festivali icin gidiyorum.

30 haziran saat 6:00 sularinda Istanbul'dan Roma'ya. Vatikan'da gecen bir Roma gununun aksami, Ispanyol merdivenlerinde sarap keyfi. 1 temmuz sabahi Bruksel'e hareket. Oglen Bruksel'den Aachen'a gecis ve Aachen da bir "flashback" Denizimle beraber. Bu kez elde sarap Marktplatz'da gecmise kadeh tokusturucaz. 2 temmuzda arabayla tekrar Belcika ve Wechter. 2-3-4-5 temmuz Coldplay, Oasis, Franz Ferdinand, Metallica ....

6 temmuz Gent. Arkadas ziyareti. 7 temmuz gecesi Bruksel'e gecis ve Roma'ya ucus. Hostele yerlestikten sonra Tilan'i karsilama. Ve Roma sokaklarinda Tilanla 2 gun! Tek eksigi bir adeti Mine cicegi. En guzelinden...

9 temmuz gecesi yeniden Istanbul (umarim sagsalim)
....

22 Haziran 2009

hearthbreaker

Sanki elime attigim her sey kuruyor gibi... Boyle sanki ben bir seyi istemedigimde her sey benim acimdan guzel gidiyor ama sonra ben onun gerceklesmisini istersem mahvediyor gibiyim...

Olaylari akisina birakabilen insanlardan biri asla olamayacagim sanirim. Duygusuz opusebilen biri de...

Aslinda yazdiklarim karamsar bir ruh halindeymisim izlenimi yaratabilir oysa ki sadece durust olmaya calisiyorum.

Bir de neymis, cep telefonu denen alet sadece o an birine ulasman gerektiginde kullanilmaliymis. Mesaji kim bulmmussa tebrik ediyorum yani kendisi...

08 Mart 2009

Oi Va Voi Yeniden!

Aslinda bu yaziyi bileti aldiktan sonra yayimlamaliydim. Amma velakin dayanamadim.
Oi Va Voi! Yeniden Istanbul Babylon'da. Mayis ayinda. Kacirmamak gerek. Yeniden Ladino cigliklari atmak gerek. İki kere Bis yaptirmak gerek. Yeni solistlerini denemek gerek. Kemanin sesini bir de onlardan dinlemek gerek. Neyse iste gitmek gerek yani. Degil mi :)

06 Mart 2009

Insankitap

Efendim Taksim'e gittigimde kitap alacaksam her zaman tercigim Mephisto olurdu. Yalniz gecen gun tam Galatasaray Lisesi'nin orda, Seyahatname'yi almak istedigim dank etti ve Insan kitap'in icine daliverdim. Tam da kapanmak uzereyken. Seyahatname'yi sordum ve onlar bana kitabi getirirken bir musteri daha geldi, hizli hizli bir kac kitap aldi ve kasada; "Ben vip'yim ona gore :)" dedi. Ardindan tam hatirlamiyorum ama yuzde 20 ya da 25 indirim yaptilar adama. Durumu goren ben atildim tabii ki "ben de vip'yim" diye. Aksam aksam suratlarda olusan ufak tebessumlerden sonra, adam oranin acilisinda bulundugunu ve o kitapciyi acan adamin, Taksim'de sadece kitap satan bir yer olsun istedigi icin ticaretten kazandigi paralarla, hic bir kar amaci gutmeden orayi acmis oldugunu soyledi. Eminim aksamin bu saatinde sana da bir guzellik yaparlar dedi ve dukkandan ayrildi. Kasadaki cocuk da aldigim kitabi indirimli olarak bana satarak, siz de vip olursunuz umarim dedi. Veeeee ben de aninda bir sempati olustu kitapciya dair.

Artik her yeni kitap almak istedigimde Insankitap, 1. tercihim olucak. Hatta Elif Safak'in yeni kitabi "ASK" bugun cikiyor. Kesin oradan alicam :)

15 Ocak 2009

Biraz da gulmek

Son zamanlarda en cok guldugunuz sey ne?

Ben;
Ankara'da bir surrealist: Melih Gokcek'e guluyorum bu siralar.
Bir de bir arkadasimin ders calisisrken;
"Asitler, bazlar ... alkol? Alkol neydi ya" diyisine. Bu sey gibi hava, su "tahta".

Sira sizde...

11 Ocak 2009

Cedric


Yeni kahramanim.
"8 yasindaysaniz ve asiksaniz hayat cok guzeeell ..."

13 Aralık 2008

AMA...

Her zaman birilerinin birileri icin ama'si olmustur degil mi?

Sen cok iyisin AMA;

bana iyi insan gelmez
cok uzusun
cok kisasin
cok tembelsin
cirkinsin
cok gevezesin
kevasesin
fazla iyisin
sismansin
komunistsin
milliyetcisin
frisitsin
daha ilk geceden benimle beraber oldun
fakirsin
işkoliksin
ben iyi degilim

blablabla....

Bunlar benim aklima gelenler. Sizin kafanizdakiler neler??

11 Aralık 2008

Hayat ne garip, kelebekler falan!

Ne uzun bir gun ama! Hayatimin en uzun gunu!

07 Aralık 2008

Ne zamandir kendimi bu kadar iyi hissetmemistim. Acaba kac gun surer dersiniz?

13 Ekim 2008

Hocam!

Buun ilk defa bir laba hoca olarak katildim. Yanlis anlasilmasin asistan olamadim, caaanim yök'ümün yepyeni kanunlari nedeni ile, teselli armagani ogrenci asistanligi verelim dediler.
Birinci siniflarin ilk labiydi bu ve acikcasi en duymak istemedigim seyi duymadigima seviniyorum (biz bilg. muhendisiyiz niye kimya labi aliyoruz ki?)

Belli iclerinde cok zekiler var, cok yavas calisanlar var, kendini akilli sananlar, bu kadar erkegin icinde olunca ortamin farkedilen kizlari var. Aramizda kalsin iclerinden bir tanesi bana baya simarik gibi geldi. Gorucez... Sonra sonraaaa iki dakika once bana sordugu sorunun cevabinin dogrulugundan emin bir sekilde arkadaslarina hava atanlar da var. (oyle olur mu oolum hic bir dusunsene)

Tek sorun lab sonrasi kalan kirli cam esyalar... Hii bir de Hocam lafini garipsiyor insan be...

13 Eylül 2008

MeY

şarap sen benim günüm güneşimsin
öyle bir dolsun ki seninle içim
bir bildik görünce beni sokakta
ne o şarap, nereye böyle desin"

"ey benim yakın dostlarım
beni şarapla besleyiniz.
kehribar rengindeki çehremi yakut gibi kızartınız.
öldüğüm zaman beni şarapla yikayiniz,
tabutumun tahtasını da asma kütüğünden yapınız!"

"bir yudum şarap bin dine değer nice
bir damlacığı bir çin'e değer koca
bin tatlı cana yeğdir ekşi üzüm suyum
kızıl renkli şarap bin zevke değer nice."

Asmayalim da Besleyelim mi?

Genelkurmay Başkanı’nın ‘Çoktandır idam olmuyor, bazı kişilerin idam edilmesi gerek’sozunun, "Asmayalim da Besleyelim mi"lerin
17 yasindaki Erdal Eren'in idam edilmeden once hapisanede gecen gunlerinde;
“Cezaevinde yapılan (neler olduğunu ayrıntılı bir biçimde öğrenirsiniz sanırım) insanlık dışı, zulüm altında inletildik. O kadar aşağılık, o kadar canice şeyler gördüm ki, bugünlerde yaşamak bir işkence haline geldi. İşte bu durumda ölüm korkulacak bir şey değil, şiddetle arzulanan bir olay, bir kurtuluş haline geldi. Böyle bir durumda insanın intihar ederek yaşamına son vermesi işten bile değildir. Ancak ben bu durumda irademi kullanarak ne pahasına olursa olsun yaşamımı sürdürdüm. Hem de ileride bir gün öldürüleceğimi bile bile”...
Kız kardeşine, “Seni biraz kızdırdığımı yazıyorsun. Fena mı? Havalar iyice soğudu ama kızarsan üşümezsin. Ben burada üşüyünce (kızamadığım için) ‘Koşar adım’, ‘marş marş’ eğitim yapıyorum.”

Babasına, “Mektubunda bu acıya dayanamayacağını söylüyorsun. Ben nice dayanılmayacak acılara dayanıldığına tanık oldum. Kaldı ki sen güçlü bir insansın. Kendini kapıp koyvermediğin sürece ve biraz da benim bakış açımla bakmaya çalışırsan böyle bir şey olmaz inancındayım”

yazmasinin ustunden tam 28 yil gecti. Ama Erdal Eren gibi nicelerinin annelerinin gozyaslari gecmedi.
Ece Temelkuran'in dedigi gibi; 12 eylul'unuz kutlu olsun!

Daha neler olmus 12eylul 1980'de:

  • 650.000 kişi gözaltına alındı.
  • 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
  • Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
  • 7 bin kişi için idam cezası istendi.
  • 517 kişiye idam cezası verildi.
  • Haklarında idam cezası verilenlerden 50'si asıldı (26 siyasi suçlu, 23 adli suçlu, 1'i Asala militanı).
  • İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis'e gönderildi.
  • 71 bin kişi TCK'nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
  • 98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı.
  • 388 bin kişiye pasaport verilmedi.
  • 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.
  • 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
  • 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.
  • 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
  • 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.
  • 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.
  • 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
  • 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.
  • 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
  • Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
  • 31 gazeteci cezaevine girdi.
  • 300 gazeteci saldırıya uğradı.
  • 3 gazeteci silahla öldürüldü.
  • Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.
  • 13 büyük gazete için 303 dava açıldı.
  • 39 ton gazete ve dergi imha edildi.
  • Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.
  • 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
  • 14 kişi açlık grevinde öldü.
  • 16 kişi -kaçarken- vuruldu.
  • 95 kişi -çatışmada- öldü.
  • 73 kişiye -doğal ölüm raporu- verildi.
  • 43 kişinin intihar ettiği bildirildi.

Sayin darbe destekcileri, ergenekoncular ya da sadece laikligi koruyoruzcular; buyrun bir de burdan yakin.