07 Eylül 2007

Bicak Sirti

Ohaa demek istiyorum!


Bu uclunun oldugu kadroda ayni zamanda Erkan Can da var. Daha ne olsun ki? Ilk defa bir diziyi buyuk umitlerle bekliyorum. Umarim bekledigimize degecek...

İstanbul Modern Sanatlar ve "Pilav" Muzesi


Bugun Esin'le Istanbul Modern Sanatlar Muzesi'ne gittik.Kirmizi haliyla karsiladilar bizi (ehuehue) Bienal'in 20. senesine ozel, ilk dokuzuna iz birakan eserlerin bir derlemesi vardi. Eserler bir yana koca bir kazan pilav getirmislerdi ve pilav yeme ve tartisma yeri
duzenlemislerdi muzenin ortasina. Bu kadar muze gezdik, Dresden'e giderken bize eslik eden Fransiz sevgili yol arkadasimiz Helene sayesinde iki gunde nerdeyse 20 muzeye bile girmisligimiz var ama boyle bir sey ne gorduk ne de duyduk simdiye kadar. Ustelik pilav cok lezzetliydi. Kimin aklina gelmisse cok iyi dusunmus.
Zaten bu Bienal'lerdeki ilginc fikirlere oldum olasi
hayranlik beslerim.


Fotograf makinasini otomatik cekime ayarlayip 30 metre otede poz veren arkadaslarinizin yanina kosmayi denediniz mi hic?? Bence deneyin, inanilmaz eglenceli!!! Esin kamerayi ayarlayip yanima kosaken o kadar eglendim ki...

Yalniz fotograftaki sol 3 sahis hakkinda hicbir bilgiye ulasamadik.














Bu da bir Esin-Duygu klasigi. Gittigimiz yerlerde kendi kendimize cektigimiz bir fotografimiz olmali. Bir keresinde Esin cekmisti amakendi cekerken bile baska bir yere bakiyordu (hehe), o yuzden genelde ben cekiyorum bunlari. Bir de arka fonu cekebilsek super olucak. "Diriririn Gadget kollari." Keske bende de olsa...















Veee son olarak: "Ben ve Vespa". Benim ne zaman iki tekerli motorlu bir aracim olucak ya???

03 Eylül 2007

Relationship Status

Cevremdeki ciftler tek tek ayrilmaya basladi. N'oluyor yahu?

Pusu

Cemberin ne icinde ne de disinda, tam o cizginin uzerindeyim ve donup dolasip ayni noktaya geliyorum. Aradan 365 gun gecti ama ben gecen sene de bu sene de 2 eylülde ayni seyleri hissediyorum. Gecen sene Aachen'daki odamdaydim bu sene Istanbul'daki ama ne fark eder 4 duvar her yerde ayni; Nefessizlik...

Arada alinan patlamis misir bitmedi diye bir film daha izlemek, saat onda evde kimse olmayinca film izlemek niyetiyle telefona sarilip kendini bir anda elinde biranla sokaklarda bulmak, once tatli sonra tuzlu sonra tekrar tatliyla devam eden kisir dongu.... Tilan Ispanya'ya gitti. Ben simdi kiminle once sahilde kayaliklarda ya da cimlerde bira icip gece 3'e kadar Taksim'de gezicem???

Elbette en az Tilan kadar sevdigim dostlarim var burda da ama herkesin hayatindaki yeri ve paylastiklarin farklidir ve yaptigim seylerden Tilan'la paylastikalrim en cok zevk aldiklarimdan en cok "ben" olanlardan. Bunlari xxx'lerle yapsam egreti durur siritir sanki.

Birileri artik zaman makinasini icat etse...

26 Ağustos 2007

See no Evil Speak no Evil Hear no Evil


Aslinda adim gibi bildigim ama hicbir zaman seslendiremedigim seyleri, soylediklerine cok guvendigim birinin agzindan duymak koyuyor en cok.

25 Ağustos 2007

The Unbearable Lightness of "Being"

Meger insan belli prensiplerinden vazgecemiyormus. Olmuyormus. Oldurulamiyormus (ara not: Burada Esin'i aniyoruz). Benliginin ve deger yargilarinin bir kenara itilip bambaska yonlerinle "senin hic de hosuna gitmeyecek" bambaska bir sen cikmiyormus ortaya.

Meger insanin hayatta belli bir kavgasi varmis ve bu kavgasi ugruna savunduklarini kimsenin ezmeye calismasina izin vermezmis.

Meger insan bir seye "hayir" dediginde de kendini kus gibi hafif hissedebilirmis .

Ohhh be...

20 Ağustos 2007

Nasil Anlatsam Nerden Baslasam Mmm...




Yilllar sonraki MFO konserim... Daha onceki MFO konseri bizim okuldaydi ve ben belki de o anda yanimda en cok olmasini isteyecegim kisilerle o konserdeydim. Simdi hayatimda olmayan kisilerle yaptigim seyler tekrar yapmayi o yuzden seviyorum; MFO'yu her dusundugumde artik bu konseri animsayacagim. Kale Cafe'nin onunden her gectigimde bu seneden itibaren bizim bolumdekilerin aklima gelmesi gibi...

5 kisi birden cift kisilik davetiye kazandik ve yaz mevsiminde oldugumuz icin en fazla 9 kisi olabildik konsere giden ama son bilet de elimizde kalmadi. Kapinin onunde Dilan'in okuldan bir arkadasi bilet ariyordu ve son biletimizi de ona verip hayirlara vesile olduk.

Konser Kurucesme Arena'daydi ve muzik sisteminden falan anlamam denize sifir oldugu icin cok seviyorum orayi. Hele bir de MFO olunca ...

Cok guzel bir konserdi. Ozkan gene cok formundaydi sarkilar gene "duygu" yukluydu. Psikopat'ta Cem Yilmaz sicradi sahneye. Sarkisini soyledi selamini verdi gitti. Sira "bis" yapmaya gelince hic seyirciyi yormadilar. hemen geri geliverdiler. Ve kolumuz bacagimiz tutana kadar da konser vermeye devam edicez dediler. Bir de Turkcell'in sahnesinde olmalarina ragmen illa ki Turk Telekom demeyi de unutmadilar. (Reklam saati)

Sonra da Taksim! Benzemez kimse sana! "Oldies" partisine goturulduk Balans'ta. Zaten yarisi bizim okuldandi ordakilerin. Hani icinizde biraz dans etme arzusu varsa, 80'ler 90'lar bunu bir kac kat arttiriyor.

Ne zamandir bu kadar eglenmemistim sanirim. Ve eylulden sonra da zor bulurum.

Deniz masmavidir, ne güzel
Ama insanlar görmez bazen
Şiirler, şarkılar, masallar
Ama insanlar duymaz bazen
Üzme kendini, ümitsiz gibi




18 Ağustos 2007

...

Bir seyleri basarmak ya da elde etmek herkes icin mi bu kadar zor yoksa kisa kibrit copu bir tek bana mi denk geldi? O kadar cok sey yazmak istiyorum ama bu bile zor benim icin... Gunluk sarfettigim enerji kazandigimdan fazla ve ben cepten yiyorum. Ya onlar da bitince ....?

Magnet

Cok begenilerek alinip kaybedilen magnetler,
Ozel biri icin ozel bir magnet alip, ozel kisi ozelligini kaybedince magnetin de ozelligini kaybetmesiyle verilmeyen magnetler,
Ozel birinin size aldigi ama son yasanalardan sonra baktikca sadece kalbini acitan magnetler,
4 euro'ya alinip sonradan pisman olunanlar (cebinizde bes para kalmadigi gunleri dusunerek)
O an icin size super bir hediye gibi geldigi icin olanlar,
Kardesiniz gibi sevdiginiz bir "ufaklik"in hediye ettigi,
Kirk yil arasam da bir daha bulamam diyerek alinanlar,
Arkadasiniz da aynisindan aldi diye alisveris cantasina eklenenler,
Her baktiginizda size hep ayni kisiyi hatirlatananlar
...


Sevmiyorum magnetleri. En guzeli kart yollamak! Hem bir seyler de yazabiliyorsun.

16 Ağustos 2007

Fortune-Teller

Nasil oluyor da hayatimda ilk defa gordugum biri, kahve tarot ya da bilimum fallar araciligiyla annemin ilk oglunun "ölü" dogdugunu bilebiliyor?

15 Ağustos 2007

Rastlanti bu ya, yedi yil once Tereza'nin yasadigi kentin hastanesinde cetin bir norolojik vaka gorulmustu. Prag'da Tomas'in calistigi hastanedeki bascerrahi konsultasyona cagirmislardi ama rastlanti bu ya, Tomas'in calistigi hastanedeki bascerrah siyatik agrilari cekiyordu. Kipirdayamadigi icin yerine Tomas'i gonderdi, tasradaki hastaneye. Kasabada bir kac otel vardi ama rastlanti bu ya, Tomas'a Tereza'nin calistigi otelde oda ayirdilar. Rastlanti bu ya, treni kalkmdan once otelin lokantasinda oyalanacak kadar bos zaman buldu Tomas. Rastlanti bu ya, o gun servis sirasi Tereza'daydi ve gene rastlanti bu ya, Tomas'in masasina Tereza bakiyordu. Sanki kendisinin pek niyeti yoktu da, Tomas'i Tereza'ya dogru iten bu rastlantisal olay olmustu.

12 Ağustos 2007

İzlem

Eylül ortalarinda ailemizde yeni bir kusagin baslangici olucak. En buyuk kuzeninim karninda minicik bir yegencik var. Minicik dedigime bakmayin aslinda doktoru uzunve zayif bir kiz oldugunu soylemis. Bir de temmuz ayinda anne karninda cekilmis fotograflarini gordum bugun. Bir de tekmelerini hissettim. Bir bebegi hissetmek ne guzel bir duygu. Ya bir de kendi bebegin olsa o...

11 Ağustos 2007

Yıldızlarin Altinda Tiyatro keyfi

Kadikoy Belediyesi'nin duzenledigi "Acikhavada tiyatro keyfi" basladi. Gosterimler saat 21:00'da " Selamicesme Ozgurluk Parki"nda olup ucretsizdir.

Program da soyle:

5 Ağustos: Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu, "Ben eskiden küçüktüm"
6 Ağustos: Nokta Tiyatrosu, "Tanıştırayım burası Türkiye"
7 Ağustos: Hadi Çaman Topluluğu, "Aşkın yaşı yoktur"
8 Ağustos: Nejat Uygur Tiyatrosu, "Deliye her gün bayram"
9 Ağustos: Tevfik Gelenbe Tiyatrosu, "Tepeden inme"
10 Ağustos: Virgül Tiyatrosu, "Çat kapı"
11 Ağustos: Kartal Sanat Tiyatrosu, "Hayatımız köşebaşı"
12 Ağustos: Enis Fosforoğlu Tiyatrosu, "Ağustos Böceği"
13 Ağustos: İstanbul Halk Tiyatrosu, "Can Tarlası"
14 Ağustos: Tiyatro Kedi, "Omuzumdaki melek"
15 Ağustos: Tiyatro İstanbul, "Kaçamak"
16 Ağustos: Tiyatro Seyirlik, "Azizname"
17 Ağustos: Tiyatro Komedi, "Papaz kaçtı"
18 Ağustos: Müjdat Gezen Tiyatrosu, "Uçurtmanın kuyruğu"
19 Ağustos: Tuncay Özinel Tiyatrosu, "Yüzleşme"

Meğer Helene Türkmüşş...

Gecen aksam televizyonda Truva filmini gosterdiler. Tabii Turkce dublajli, acak film boyunca Sparta'ya Isparta diyip durdular...

O degil de, nedir bu savas filmlerinin cazibesi?

Son bir sey; Aniden "Simpsons" izlemeye karar verseniz bile orijinali gosterilen bir yerlerde izleyin. Hii bir de sadece Turkce dublajli versiyonu geldi Turkiye'ye yalanina kanmayin. Her yerde orijinali var.

09 Ağustos 2007

9

Ayin 9'unu seviyorum. 9 temmuz olsun, 9 agustos ya da 9 eylül hepsi güzel bence. Eski forma numaram da 9'du. Hic degistirmemeliydim...