20 Ağustos 2008

Poffffff

Labda yalnizim. Herkes tatilde. En onemlisi Irem tatilde.
Az once Pinar'i ugurladik...
Ucurtma oldu, upuzun ipli bir ucurtma...
Sunum hazirlamam lazim.
Labda yalnizim.
.

17 Ağustos 2008

Ay Tutulmasi


...Genellikle yüzyıl başlarında meydana gelen bu tutulumun, yeni bir devrenin başlaması, insanlık için önemli değişikliklerin olacağının, bunun için savaş verilmesi gerekebileceği şeklinde değerlendirilmesi mümkündür...

Cevremde kimse hayatlarindaki gidisattan memnun degil (ben dahil). Bu tutulma yeniliklerin baslangici olsa keske gercekten, o zaman zaten eskiler gecmiste kalabilecek...


15 Ağustos 2008

I'm as puzzled as a Newborn child

Hasta oldum.
Saka gibi degil mi? Bu sicaklarda hic cekilmiyor ama yapicak bir sey yok. Yapmam gereken yuzler yuzler yuzlerce sey varken ben eve gelip yatiyorum.

Labda resmen her sey yeni basliyor. Su ana kadar bir kac reaksiyonun calisip calismadigini deniyorduk. Artik bu reaksiyonlarin calistigini bildigim icin hem surekli olarak bu reaksiyonlari tekrarlamam hem de diger adimlari once kucuk oranlarla sonra da daha buyuk miktarlarda tekrarlamam gerekecek. Isler bir piramit gibi artiyor. Offff offf.

Ustelik NMR konusunda beginner seviyesinde bilgiye sahipken advance seviyesinde seyler yapmam gerekiyor bakalim artik nasil olucaksa.

Ustelik 28 agustosta da bir sunum yapicam hocalara ki daha cok var demesin kimse, yuzlerce makale icinden bir kac guzel ornek secmek, sonra onlari cok iyi anlayacak sekilde okumak ve sunum hazirlamak da gerekiyor bir yanan labda isler devam ederken... Sunum hazirlamanin en korkunc yani oncesindeki stresi.

Annemler 10 gunlugune evde yoklar ve resmen abimle en mutlu gunlerimizi yasiyoruz. Evde resmen huzur var. Normalde bulasik yikamasi icin kesin basinin etini yerdim ama ona bile sesimi cikarmiyorum.

A kisisi B kisisinden hoslaniyor ama B kisi onun cok yakinlarindaki bir C kisisinden hoslaniyorsa A ile C arasindaki mesafe kac kilometredir?

Playlistte sadece 4 sarki var

Oguzhan Koc - Gul ki Sevgilim
Oguzhan Koc - Al Ahini
Tim Buckley - Song to the Siren
Paul Charlier - Song to the Siren

11 Ağustos 2008

More Is Never Enough

Gecen sene iksv'nin duzenledigi film festivalinde oynamisti Candy ama izleymemistim ya da izlememistim hatirlamiyorum simdi.
Zaten Mine gitti Tilan da 1 haftaya kalmadan gidicek diye duvar dibine cokup japon cizgi film karakterleri misali gozlerimin yanlari cesmeye donmustu, ustune bu filmi de izleyince dunum cok suluydu.

Film uyuturucu bagimlisi sair ile ressamin asklarini konu aliyor. Ama acaba hangisi daha agir basiyor. Uyusturcu? Ask?

bolumden olusuyor, Cennet Dunya ve Cehennem. Aslinda dunya bolumundeki sahneler daha ic acitici ama filmin sonunu dusunerek son bolume cehennem denmis sanirim.

Filmin basrol karakterlerinden biri Heath Ledger' Film boyunca nasi öldü bu adam ya, nidalari atmak mumkun.



Diger basrol oyuncusu Abbie Cornish. Kedisiyle bu filmde tanistim ve dunyada nasil guzelliklerin olduguna bir kez daha tanik oldum. Valla kiz kusursuz benden oylemesi.

Filme geri donersek; Giris sarkisi super, Song to the Siren (PaulCharlier & PauloArundell'in agzindan olani ozellikle) indirin dinleyin derim ben. Deniz'im Ada'm ozellikle sana bu lafim. E e Cumming'in siiri de super ama ya bebek ya...

29 Temmuz 2008

Susss!!!

Devamli olarak uyariliyoruz konustugumuz icin. Her yer sisnema salonu misali ki aslinda bu konuda haklilar hepimiz film gibiyiz aslinda...

Biraz yavas evladim
Cocuklar biraz sessiz ama aaa
Isten ciktik kardesim insaf
Kafami sisirdiginiz icin bakiyorum
Ooooff of!!!

Cep telefonuyla konusanlara laf edenlere zaten antipatiktim artik normal konusmamiza bile laf ediyorlar.
Ben susarsam sen susarsen o susarsa kim konusucak bu ulkede???

20 Haziran 2008

Hic sanmiyorum

Bu hafta insanlar bir gıcık mıydı yoksa garezleri sade bize miydi? Konusmalara bakar mısınız?

-Aaa bu esofman ustu benim. Ben de nerde kaybettim diye merak ediyorudum.
-Aaa senin miydi. Ama bu 38 beden?
-!??!!?

-Sen tek cocuk musun?
-Hayir bir kucuk erkek kardesim var bir de buyuk erkek kardesim var.
-3 erkeksiniz yani?
-!???!!?

-Dunku iddayi ben kazandım 10 bira borcun var.
-Hiç sanmiyorum!!!
-!!!?!??!

-Biz spor yaptık, kostuk geldik.
-Hiii, hala umudun var yani
-!!??!!!!

Aksam labda hala is oldugundan yemek icin sandvic alinir ve laba dogru yol almisken;
-O posetler ne oyle parti mi var?
-!!!??!!


Insanlarin benim nasil biri oldugum hakkinda ne dusunduklerini ogrenmek pek de zor olmuyor.

07 Haziran 2008

Sabah sabah vapur keyfi... Istanbul'u doyasiya icine cekmek, kahvalti sonrasi icilen sigara misali. Istanbul zehirliyor musun beni? Aliskanlik misin sen? Dumanina mi sakladin beni?

Ozgurlugumun kisitlandigi anlar olduruyor beni. O dakikadan sonra icten hanim gidiyor ve samimiyetsiz gicik anim geliyor taa ki biri icten hanim tusuna tekrar basana dek. Dongu aslinda bu.Icten, gicik, icten, gicik, ic...

Beni gercekten taniyabilen insanlari, gicik hanim tusuna hic basmamalarindan anlarim. Kizdirsa, uzse, aglatsa, sıksa bile ozgurlugum bendeyse, en ufak bir kisitlamada bulunmuyorsa bana o insan benim icin supersonik bir insandir.

Samimiyetsiz tavirlar, radargozler, saniyelerle yarisan soylenmeler, yapmacik gulusler veeee Gicik hanim merhaba. Uzak durun benden! Ya da ben biraz uyuyim.

Gecen gun Esin dedi ki: "bazen Ayegul'de Badegul'un tavirlarini goruyorum." Tam ben de bu noktadayken ustelik. Halegul de Badegul'u andirirken. Badegul oyle bir girmis ki hayatima, insanlari ikiye ayirir olmusum: Ona benzeyenler ve benzemeyenler. Sanirim Badegul'u bu kadar anmamin en onemli nedeni hayatimdan kesin cizgilerle ilk defa birini cikarmamdan da olabilir, kimbilir? Benzemez kimse sana Badegul demeyi cok isterdim ama benziyorlar ya. Hatta seninle ayni sacma cumleyi kuranlar bile var, ayni kelimelerle. Nasil seni hatirlamam ki!!!

Not:
1. Elif Safak bu saatten sonra ne yazsa okurum. Pinhan'i okumam ama. Onyargiliyim o kitaba karsi.

2. Hey sen ordaki! Blogumun basindayken cep telefonunu kapatir misin kardesim? Cep telefonlarinin sistemi blogumu kilitliyor.

3. Artik blogumu okurken sigara da icemezsin. Kurallar boyle. Devlet bir kural koyduysa uyucaksin. Amaaa falan deme. Sen mi duzelticeksin koskoca yasanin koyduu kurali. Hiihhh

06 Haziran 2008

Uc Uc Ucurtmam


Dikkat: Basiniza ucurtma dusebilir!!!! (Her ucurtma bu kadar havalanamayabiliyor)

22 Mayıs 2008

Gece 1:30 ve biraz biraz esinti basladi sanirim. Hemen kahve doldurdum kendime, isigi kapattim ve resmen kafa dinliyorum.

Gunlerdir niye hala okuyorum diye dusuncelerimi sorguluyorum. Sonrasinda hep ayni soru isareti. Doktora yapmali mi? Istanbul'u "stand by" moduna gecirmeli mi? Arkadas peki yolculuk nereye?

Yilin ilk karpuzu.7.5 kg/4 kisi - Manzara'da. Afiyet seker olsun.

Sportsfestlerin her sene spor kisminin uzerimdeki agirligi artik festival bolumu azaliyor. Spora hasretim ulan.

Eger Penguen'in ilk ve son sayfasi guzelse, o hafta Penguen guzel oluyor, bunu bilereke okumak da pek bir eglenceli.

Tatil yapasim var. Adaya gidesim. Hangisi olursa. Maldivler tercihim. Ehueheue

Kalenin bedenleri nam-i diger Niksar'in fidanlari calmayan bir dugunde oynamam. Prensibim degil.

O degil de parasut egitimlerini bu sene de kacirmisim ya. Pöfffff

02 Mayıs 2008

“Senin çocuğuna gemicik
Benim çocuğuma 65 yaş
Vekile gazi kıyağı
Asile AKP kazığı
YÖK Başkanı’na yüzde 30
Emekli vatandaşa yüzde 2
Benim Tanrım adil ol diyor
Ya seninki?”

Ifade Edilemeyenlerin Ifadesi ile Karsilasmak

Bundan degil midir zaten insanlarin, bazen bir filme bazen bir kitaba, bazense bir sarkiya siginmasi. kendini yetersiz hissettiginde; bazen gizli, bazen alenen "bakiniz" vermesi. bir yerlerde, birileri de mutlaka sizinle ayni seyleri hissetmistir gunun birinde ve en azindan sizin anlayabileceginiz sekilde dile getirmistir. ve belki de en yalniz hissettiginz anda, sizinle ayni duygulari paylasan birilerinin varligini hissedersiniz bir anda. yalniz degilmissiniz...

Benim icin de bir desperados acin olur mu?

28 Nisan 2008

Ask gibi Aydinlik, Olum gibi Karanlik

Adi "Ask Gibi Aydinlik Olum Gibi Karanlik" olan bir kitap okuyorum bu siralar. Be gibi, biz gibi, "kadin" gibi, aydinlik. karanlik.

Bahar geldi ve benim gene cok sey yazasim, cok sey anlatasim var ama sorgusuz, sualsiz. Hic kurcalamadan, altinda manalar aramadan oldugu gibi. Elif Safak'in Siyah Sut'te soyledigi gibi. "BU YAZI YAZILDIKTAN HEMEN SONRA BEN TARAFINDAN, OKUNDUKTAN SONRA DA OKUYANLAR TARAFINDAN UNUTULMAK ICIN YAZILDI."

Umitsiz yasanmaz mi gercekten yoksa umidimi coktan kaybettim ama gene de hala yasiyor muyum?

Hayatimiz soru isaretleriyle mi geciyor yoksa? Ya da saniyesinde mi degisiyor fikirlerimiz? Bir telefon mesaji attiktan sonra cevap gelene kadar ne kadarlik bir zaman gecer ki? Bir erkek icin bilemem ama bir kadin icin seviyor sevmiyor oynamaya yetecek kadar. Ustelik papatyasiz, sadece zihinden. Kalp atisi kaca cikar bilir misiniz? Gelen cevabi kac kere okur? Ikinci mesaj icin ne kadar dusunur? Ne yazmis olursa olsun, meali su an seni dusunuyorumdur o ilk mesajin ve cevap ne kadar buyuk bir hayal kirikligi yaratabilir, bilir misiniz? (Tersi de olabilir tabii..)

Bir kadin hayatinda kac hayal kirikligini kaldirabilir? 1? 3?10??? Peki kac kere askiğni itiraf edebilir? Ya da soyle diyelim. Askini bir kez itiraf eden kac kadin taniyorsunuz cevrenizde? Peki ya 2 kere edebilen??? (Karsisindaki erkekten once demek istedim tabii ki.) Ikinciye cesareti olanlar parmak kaldirsin?
...

Gozler her seyi anlatir mi? Peki ama ya gozlerine bakamiyorsan?

Her kadin mi kilosuna takik olur? Ya da kendinde begendigi yerini on plana cikarmaya calisir? Daha guzel olmayi kim istemezdi ki?

Peki ya sevgi? Sevgisiz bir omur gecebilir mi? Icinideki sıkıntı bitebilir mi???

(ben unuttum hepsini siz de unutun)

24 Nisan 2008

23 Nisan'i Kutladik

Hava ne kadar guzeldi 23 nisan'da. Yeterince GÜNEŞ ve yeterince RÜZGAR. UÇURTMA icin her sey hazir. 24 yilin ilk ucurtmasi. Tabii ki Kuzey kampuste, KaBe'nin onunde.
En yuksege cikti ucurtma, iplerini sonuna kadar istedi, 6 metrelik kuyrulu olabildigince salindi, bizi de istedi sanki yanina ama cesaret edemedik. Sonra o da bizim yanimiza geri dondu. Baska sefer gene beraber gidelim dedi. Sen bir kac kez kendin git, orasi senin ulken sonra belki biz de geliriz dedik. Tamam dedi. Ama her seferinde mutlaka beni ugurlamaya gelin.

19 Nisan 2008

Be Kind Rewind


Michel Gondry'nin yepyeni filmi Be Kind Rewind'i festivalde vzyona girmeden once izleme sansi bulan azinliktan biri olmakla gururluyum. Artik Michel Gondry ne cekse izlerim sanirim.

Uzun zamandir bir filmde bu kadar gulmemistim. Konu bakimindan Ruya Bilmecesi ve Eternal Sunshine of the Spotless Mind ile alakasi olmasa da, Michel Gondry uslubuyla bence kendini filmde hissettiriyor.
Gulmeye ihtiyaci olanlar, ellerinin altinda bu filmi bulundurmali ve bar kac kisi toplanidiginda beraberce izlenmeli.

Persepolis


Cok basarili bir filmmis ve ben simdi burda film hakkinda ne desem bos ama keske herkes izlese. Herkesin herkesi...